Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Yrd. Doçent Dr. Önder ERCAN

-          Kapalı Yöntemle Myom, Kist ve Rahim Ameliyatları

-          Riskli Gebelik ve Normal Gebeliğin Takibi

-          Çocuk İstemi Olan Hastaların Takip ve Tedavisi

-          İdrar Kaçırma Ameliyatları

-          Rahim- Mesane Sarkmaları Cerrahi Tedavisi

-          Ağrısız Doğum- Sezeryan

-          Hormonal Bozukluklar Tanı ve Tedavisi

-          Kısırlık (İnfertilite)  Aşılama, HSG (Rahim Filmi)

-          4 Boyutlu Ultrason İle Anomali  Taraması Yapılmaktadır

KISIRLIK OLGULARINDA HİSTEROSKOPİ

KISIRLIK OLGULARINDA HİSTEROSKOPİ

Kısırlık olgularının araştırılmasında genital organların radyolojik ve endoskopik yöntemlerle tümüyle araştırılması çok önemlidir.hsg(histerosalfingografi) (rahim filmi),rahim içi boşluğunun ve tüplerin değerlendirilmesi amacıyla uygulanan geleneksel yöntemdir.hsg ile birlikte;histeroskopi,rahim ağzı kanalı ve rahim içi boşluğu değerlendirmede,sadece hsg'ye alternatif bir uygulamadır.histeroskopi(kamera ile rahim içine bakılması) rahim ağzı kanalını,rahim içi boşluğunu ve tubaların giriş kısımlarını değerlendirebilir.

Histeroskopinin ,hsg'ye üstünlüğü,rahim içini detaylı bir şekilde gösterebilmesidir.hsg ile dolma defektleri veya doğumsal rahim içi anomalilerinden şüphelenilebilir.fakat %100 tanı koyulamaz.histeroskopi ile uterus içi yapışıklıklar,rahim içi myomlar,polipler net bir şekilde görülebilir.bu problemler,kısırlık tanısı konmuş hastaların %28'inde rastlanabilir ve hsg ile tanısı konamayabilir.

Yapılan çalışmalarda hsg'si normal olan kısırlık vakalarının %20'sinde bu tür problemler histeroskopi ile görülmüştür.aynı şekilde hsg'si normal olmayan hastaların %35'inde histeroskopide herhangi bir problem izlenmemiştir.

Sonuç olarak kısırlık olgularının değerlendirilmesinde,histeroskopi,tubal yapıların değerlendirilmesinde yetersiz olabileceği için histeroskopi+hsg veya gerektiğinde laparoskopi uygulamaları yapılmalıdır

 

Sigaranın Menopoz (Adetten Kesilme) Üzerine Etkisi

Sigara dumanındaki kimyasal maddeler üreme fonksiyonlarının azal­masına ve foliküler tükenmenin hızlanmasına neden olmaktadır. Sigara içenlerde menopoz (adetten kesilme) içmeyenlerden yaklaşık 2-4 yıl daha erken meydana gelmektedir. Günlük içilen sigara miktarının artması ve sigara içme süresinin uzaması da yumurtalıklardaki foliküllerin daha erken dönemde tükenmesini hızlandırmaktadır.

Sigaranın Kadın Üreme Fonksiyonlarına Etkisi ve İnfertilite(kısırlık) ile İlişkisi

İnfertilite, çiftlerin bir yıl süresince çocuk istemeleri ve korunma yön­temi kullanmadan düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen gebeliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanmaktadır. Üreme çağındaki kadınlarda sigara içme sıklığının %25 olduğu kabul edilmektedir. Literatürde, üreme çağındaki kadınlarda günlük içilen siga­ra miktarının ve sigara içme süresinin doğurganlığı ve üreme yeteneğini doğrudan etkileyebildiği vurgulanmaktadır. Sigara içen kadınlarda infer­tilite görülme oranı, içmeyenlere oranla on kat daha fazladır. Kadınların %13’ünde infertiliteye sigara içiminin neden olduğu belirtilmektedir.

 

Sigara içen ve içmeyen kadınların karşılaştırıldığı çalışmalarda; sigara içen kadınlarda infertilite görülme oranının yüksek, doğurganlığın düşük ve gebe kalma süresinin daha uzun olduğu belirlenmiştir. Özellikle günde 20 adetten fazla sigara içen kadınlarda yukarıda sayılan sorunlar daha fazla oranda görülebilmektedir.

Yapılan bir çalışmada, aktif olarak sigara içen kadınların bir günde iç­tikleri sigara sayısına bağlı olarak gebe kalmada sorun yaşamadıkları ve sigara içmeyen kadınlarla karşılaştırıldığında bu kadınların en az 3-12 ay daha geç bir sürede gebe kaldıkları belirlenmiştir. Bunun yanında, kadının eşinin sigara içmesi nedeniyle pasif sigara dumanına maruz kalması da kadınların üreme fonksiyonlarını olumsuz olarak etkilemektedir.

Sigara içen kadınlarda yumurtalıklarından salgılanan estrojen hormonu düzeyindeki azalma, yumurtalıkların fonksiyonlarında azalmaya neden ol­makta ve yumurtalıklarda folikül hücrelerinin gelişmesini sağlayan hormon (FSH) düzeyini yükseltmektedir. Yumurta hücresinin gelişmesini sağlayan hormon düzeyleri (FSH) sigara içen kadınlarda, içmeyenlere göre önemli oranda yüksektir. Yapılan bir çalışmada, yumurta hücresinin gelişmesini sağlayan hormon (FSH) seviyesinin aktif olarak sigara içenlerde içmeyen­lere göre %66; pasif olarak sigara dumanına maruz kalanlarda ise %39 oranında daha yüksek olduğu belirtilmektedir.

Kadının sigara içmesi ya da sigara dumanına maruz kalmasının üreme fonksiyonlarına etkisi şunlardır;

1. Gebe kalma süresinin uzaması (ortalama 3 -12 ay),

2. Primer ya da sekonder infertilite,

3. Menapoza daha erken yaşta girilmesi (ortalama iki yıl önce),

4. Kendiliğinden düşük yapma riskinin artması (spontan abortus),

5. Erken doğum eylemi,

6. Düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma riski (bebeğin doğum ağırlığı ortalama 150-300 gr daha az),

7. Yumurtalıklardaki foliküllerde tükenme (gebe kalmada sorun yaşa­ma/erken menapoza girme)

8. Adet bozuklukları ve iki adet arası sürenin kısalması,

9. Mesane ve rahim ağzı kanseri gibi risk faktörlerine neden olabilmek­tedir.

 

Sigaranın Kadının Yumurtalık Fonksiyonlarına Etkisi

Sigara içen kadınların yumurtalıkları, sağlıklı yumurta hücreleri üretme­ye direnç gösterir. Sigara içerisinde bulunduğu bilinen toksinlerin çoğuna, sigara içen kadınların yumurtalıklarında ve/veya foliküler sıvısında rastlan­maktadır. Nikotinin, yumurtalıklardan atılan yumurtanın rahime doğru iler­lemesini ve ulaşmasını önlediği ya da kadının yumurtasında genetik ano­malilere eğilimi artırdığı da bilinmektedir. Bunun sonucunda kadının gebe kalması güçleşmekte ya da kadın gebe kaldığında düşük ile sonuçlanma riski artmaktadır.